Bağımsızlığın Boyutu

bb

Bağımsızlık, serbestlik anlamı taşısa da Batı’nın “özgürlük” anlayışından faklı bir biçimde, boyunduruk altına girmemektir. Bir toplumun başka bir toplumu boyunduruk altına alması, onun ekonomik yönetim gibi maddi ihtiyaçlarının kontrol altına alması demektir.

Oysa insan sadece bahsedilen maddi ihtiyaçlara sahip değildir. Bu onu kâinatın diğer tüm canlılarından ayıran en büyük artısıdır. Bahsettiğimiz şey inanç ve düşüncedir. İnanç ve düşünce maddi boyutların getirdiği tüm sınırları, tabuları kırar ve aşar. Hiçbir maddi sınır inancın ve düşüncenin önüne geçemez.

İnancın kaynağı sezgiler ve hisler, düşüncenin kaynağı ise akıldır. Bir insan bu kaynaklardan ne kadar yoksunsa, inancını ve düşüncesini kaybetmiş demektir. Gelmiş geçmiş tüm filozoflar inancın ve düşüncenin varlığını ve birlikteliğini ister istemez kabul etmişlerdir. Çok materyalist bir yapıdaki Epiküros, Bolşevik devriminin kaynağı Karl Marx dahi inancın varlığını kabul ederler.

Her birey kendine has bir dünyadır. Bu dünyayı oluşturan inanç ve düşüncedir. Bu dünyanın yok olması demek insanın kemik ve et yığınından ibaret olması demektir. İşte Batı toplumunun kendi dışındaki “öteki” dediği toplumlarda göz ardı ettiği nokta da burasıdır.

Doğu toplumlarının inanç ve düşünce dünyası Batı toplumlarından daha derin ve köklü bir yapıya sahiptir. Sonraki nesillere entelektüel yolla ve en işlevsel olarak geleneklerle geçer. Modern dünyanın geleneklerin düşmanı şeklinde masamıza gelmesi bu yüzdendir.        Geleneklerden koparmak ve gelenek kültüründen yetişen entelektüellerin oluşmasını da bu şekilde engellemek.

Modernizmin çıkmazı da işte tam bu noktada başlar. Doğu toplumlarını ne kadar modern dünyaya bağlarsanız bağlayın hep bir grup bu gelenekleri yürütecek, bunlara sahip çıkacak, inanç ve düşünce dünyasını devam ettirecektir. Aynı şey entelektüel dünyada da geçerlidir. Çünkü modernizm entelektüellere sınırsız imkânlar verir. Doğulu bir entelektüelin bu imkânlardan yola çıkarak kendi özüne dönmesi kadar doğal bir şey olamaz. Kastettiğimiz bağımsızlık da işte tam burada başlar.

Batı’nın sömürge faaliyetleri, sindirme, kendine benzetme politikaları her ne şekilde olursa olsun hep birileri bu bağımsızlığı isteyecek ve yayacaktır. Bunun önüne de geçilemez; çünkü modern Batı, maddi ihtiyaçların ötesindeki metafizik durumlara yorum getirmekten başka hiçbir müdahalede bulunamaz. Bağımsızlık dediğimiz modernizmin bu sembolik boyunduruğuna karşı çıkmanın ta kendisidir.

Burada karıştırmamamız gereken bir husus daha bulunmaktadır. Bernard Lewis doğu toplumlarına modernizmin girişini, hayatın pratik alanındaki değişimlerine bağlanmaktadır. Bu kısmen doğru bir tespittir. Mahatma Gandi de Hindistan’da buna karşı mücadele etmiştir. Fakat bu zihni olarak eksik bir tespittir. Bence durum, pratik dünyanın metafizik dünyaya etkisi şeklinde değildir. Bu tamamen bir aldatmaca ve göz boyamadır. Bu iki ordudan büyük ve güçlü olanının, zayıf olana gösteri ve şovuyla zihinlerde oluşturduğu şüpheye benzer. Tarihimiz de göstermiştir ki, inancın karşısında bunların hiçbir anlamı yoktur.

Ebu Said el-Herevî ve muhacir topluluğu buna en güzel örnektir. Haçlı işgali karşısında çaresizlikten kaynaklanan zihinsel teslim olmayı, yani inancı ve düşünceyi kaybetmeyi yıkacak en önemli hareketi yapmıştır. El-Herevî bir kadıdır. Fakat Kudüs işgalinden sonra Halife el-Mustazhirbillah’ın huzuruna dalar ve şunları söyler:

“Suriye’deki kardeşlerimize develerin eyerlerinden veya akbabaların kursağından başka eğleşecek bir mekan kalmamışken, bahçe çiçeği gibi uçarı bir hayat sürüp talih eseri başınızı soktuğunuz şu emniyetli kuytuda miskin miskin uyuklamaya nasıl cüret edersiniz? Ne çok kan döküldü! Kimbilir kaç genç kız utanç içinde o tatlı yüzlerini elleriyle gizlemek zorunda kaldı! Değerli Araplar hakarete alışıyor mu, yiğit Acemler şerefsizliği kabul mu ediyor?”

Arap vakanüvislerin sözüyle; yürekleri sızlatan, göz pınarlarından yaşlar döktüren böyle bir söylev, bağımsızlığın ta kendisidir. Ebu Said bununla da kalmaz, muhacir topluluğuyla beraber Bağdat’ta bir Cuma günü, Müslümanlar camiye giderken, Ramazan ayında olunmasına rağmen açık açık oruç bozup yemek yemeye başlar. Çevresindekiler tepki gösterince; Kudüs’te, Antakya’da, Urfa’da binlerce Müslüman’ın katledilmesini ve kutsal yerlerin yıkılmasını hiç umursamayanların, birkaç kişinin oruç bozmasından niye bu kadar rahatsız olduklarını sorar. Bu ve benzer birçok örnekleri dönemi olarak Amin Maalouf’un Arapların Gözüyle Haçlı Seferleri adlı kitabında bulabiliriz. İşte bağımsızlık böyle bir zihniyete sahip olmaktır. Modernizmin getirdiği özgürlük laflarıyla oluşturulan umursamazlık, bireycilik değildir.

Bugün durum daha da içler acısıdır. Sadece Haçlı zihniyeti değildir bize hükmetmeye ve bizi boyunduruk altına almaya çalışan. Haçlıların politikası yok etmekti. Ortaçağ’ın kendi açılarından ne kadar karanlık olduğunu gösterdiler. Oysa bugünün Batı’sı yok etmek değil değiştirmek istiyor. Değiştirilmek istenen zihin ve düşüncelerdir. Yoksa pratik alanın getirdiği alışkanlıklar değil. Bernard Lewis’in işte buradaki yanlışı ister istemez ortaya çıkıyor. Askeri seferler veya diğer maddi kısıtlamalar bütün bunların sadece rötuşu konumundadır.

Kastettiğim bağımsızlığın yapısı ve boyutları bunlardır. Bağımsızlık şu anda doğu toplumları için gerekli ve sağlıklı bir bilinçtir, inançtır, duygudur, düşüncedir. Bunun nasıl, nerede, ne zaman yapılacağı, insanlara bu bilincin nasıl kazandırılacağı sorularına cevabımız ise eşsiz tarihimizde yatar.

Reklamlar

2 Yanıt to “Bağımsızlığın Boyutu”

  1. emmi! Says:

    yurdumun kürt halkının Açılımla beraber kazanacakları güzel bir duygu inanç fikir… güzel tespitler emmi.

    • sarazen1187 Says:

      Teşekkürler Emmi… Açılımla bağlaman ilginç.

      Biz zaten 1000 yıldır birbirimize açılıyoruz. Otoritenin bürokratik yöntemleri sökmez…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s


%d blogcu bunu beğendi: