Uyuyan Türk Halkı ve 12 EYLÜL

12-eylul-darbe

Bugünlerde çok konuştuğumuz, darbe yapacaklardı diye aylarca gözaltında tuttuğumuz, hala iddianame aşamasında bir Ergenekon’dur aldık gidiyoruz. Biz bu yolda giderken Türkiye halkının aydını bu harekete öncülük etmekteler. Öncülük eden bu aydınlar, davanın haklılığını ispat ve demokrasi uğruna savaş gibi birçok önemli(!) görevi üstlenmekteler.

Peki bugün “darbe” diye ağzına baktığımız bu aydınlar, Ergenekon davasının da uzandığı yarın yıl dönümü olan 12 Eylül Darbe’si günlerinde neler yaptılar.

İşte size bugünün demokrasi çığırtkanları ve iş icraata gelince ne yaptıkları;

Mehmet Barlas:

– 7’den yetmişe, Edirne’den Ardahan’a bütünüyle Türk milleti, bu kutsal görevinde Türk ordusunun yanındadır. 12 Eylül Harekatı’nın bir amacı da yozlaşan, çöken, kan denizinde batmakta olan demokrasiye yeniden sağlam bir yapı kazandırmaktır. (12 Eylül 1981)

– Cumhurbaşkanı Kenan Evren, 10 Kasım’da Anıtkabir defterine duygularını yazarken, “Demokratik parlamenter sisteme geçiş sınavını başardık” müjdesini vermektedir Atamıza… Bir insan yürekten bunun sevincini duymasa, böyle bir ifadeyi seslendirir mi? (14 Kasım 1983)

Nazlı Ilıcak:

– 12 Eylül’ün gerekçesi haklıdır; 12 Eylül terörden bezen halkın meşru müdafaaya geçtiği gündür. (17 Ekim 1980)

– Allah yardımcıları olsun (13 Eylül 1980)

– Huzur, 1 yaşında (12 Eylül 1981)

– Türkiye’de demokrasi, demagojiye ve anarşiye dönüşmüştür. Otorite ve hürriyet arasındaki denge, birincisi aleyhine bozulmuş, bir otorite boşluğu doğmuştu. Türk Silahlı Kuvvetleri bu boşluğu doldurdular. (14 Eylül1980)

Bekir Coşkun:

– Devlet Başkanı’nın konuşmaları, televizyonda en ilginç polisiye diziden daha çok ilgiyle izleniyor. Türk toplumu, hep demagoji süslü püslü konuşmalar dinlediğinden, haksız da değil. Oysa, Evren Paşa’nın sade, halkın anlayabildiği, zaman zaman şaşırmalarla ayrı bir özellik kazanan öz bir konuşma üslubu var. (20 Ocak 1981)

Rauf Tamer, Oktay Ekşi, Güneri Civaoğlu, Oktay Akbal ve daha niceleri hayallerindeki demokrasiyi dayatmak uğruna darbe desteklemekten çekinmemişlerdi.

Madem Ergenekon 12 Eylül’de de var ve bugün Kenan Evren yargılanacak bunu en çok savunan Fethullah Gülen Cemaati’nin 12 Eylül günlerinden bir iki na’t:

“…İnsanlık, askerle medeniyet ve umrana tırmanır. Fetihler ve sonra kültür akımları, onun sancağı ve mızrağıyla her tarafa ulaşır ve bu sayede yeni yeni medeniyetler doğar; yeni yeni iklimler aydınlığa kavuşur. Sonra taşıyıp geliştirdiği her şeyi, emniyet altına alma ve koruma da yine kendisine düşer. An olur, bir sel gibi çağlar, bir tufan kesilir, temizler her tarafı. Gün gelir buharlaşır, bir sıyanet bulutu kesilir milletin üstünde. Sığmaz kabına ve bir çığlık olup kıtadan kıtaya yayılır. Denizler gibi kükrer. Dağlarla pençeleşir, stepleri aşar, Çin Seddi’ne ayak öptürür.  O, kendini yerin tek varisi bilir ve gözü dünya hâkimiyetindedir. ‘Gün doğusundan gün batısına kadar bizimdir’ sözü onda idealleşir ve bu uğurda ölüm, hayatın en tatlı gayesi ve en sevimli neticesi haline gelir …” (Sızıntı- Haziran 1979)

“… Karakol,  sükûnetin, huzurun ve emniyetin remzidir. Ondaki düzen, huzur ve orada gözlerin uyanık oluşu, umumi emniyet ve muvazenenin en büyük teminatıdır. Ondaki kargaşa ve bunalımlar ise, arkasındaki topluluklar için en büyük felakettir (…) Ve işte şimdi, bin bir ümit ve sevinç içinde, asırlık bekleyişin tulüu saydığımız, bu son dirilişi, son karakolun varlık ve bekasına alamet sayıyor; ümidimizin tükendiği yerde, Hızır gibi imdadımıza yetişen Mehmetçiğe, istihalelerin son kertesine varabilmesi dileğimizi arz ediyoruz.” (Sızıntı,  Ekim 1980)

Bu halkın yıllarca oynanmadık tüm insani yönleriyle oynandı. Dünün darbe savunucuları bugün ne halde? İnsanoğlu ideal olanı kovalamak şöyle dursun sadece ve sadece kendi gücünün, hırsının ve çıkarının peşinde koşmaktadır.

Kendi insanımıza bu hainliği yapmakla ancak ve ancak düşmanlarımızın çıkarlarına payanda oluyoruz.

Biz uyumaya ve düşünmemeye devam edelim, semer vuran çok olur…

Reklamlar

2 Yanıt to “Uyuyan Türk Halkı ve 12 EYLÜL”

  1. emmi Says:

    yine unutuyoruz desene, hafızalarımız her zamanki işlevinde devam ediyor desene.
    bugünlerde süreçleri farklı pencereden(en azından televizyon haricinden) takip edince karamsar olmaya başladım.
    oysa tv’de ne güzel yarışmalar, eğlenceler vardı, haberlerde sataşıp duran siyasetçiler vardı.

  2. tenkit Says:

    Bu yerinde ve aydınlatıcı derleme için teşekkürler.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s


%d blogcu bunu beğendi: