Geleneksel Hastalığımız

hands

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Özüergin, Polonya’da kurulacak füze kalkanı projesinin Doğu Avrupa’dan Türkiye’ye kaydırılması konsepti çerçevesinde Türkiye’nin füze alımı yapacağı sonucuna varmanın mümkün olmadığını söyledi.

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Burak Özügergin, düzenlediği basın toplantısında gazetecilerin ABD Kongresi’ne gelen füze kalkanı projesiyle ilgili sorularını yanıtladı. “Polonya’ya kurulacak füze kalkanı projesinin kaydırılması ile Türkiye’nin ABD’den füze alacağının iki hafta arayla açıklanmasının bir tesadüf mü?” sorusu üzerine Özügergin, konuyla ilgili Milli Savunma Bakanlığı’nın bir açıklama yaptığını ve kendisinin de bu açıklamadan iki konu arasında bir ilinti olmadığını çıkardığını belirtti. Özügergin, ABD tarafından Polonya’ya kurulacak füze kalkanı projesinin Doğu Avrupa’dan Türkiye’ye kaydırılması konsepti çerçevesinde Türkiye’nin bu silah alımlarını yaptığı sonucuna varmanın kendileri açısından mümkün olmadığını bildirdi.

Komşularla sıfır sorun

“Füzelerin alınmasının Türkiye’nin komşularıyla sıfır sorun politikasıyla çelişip çelişmediğiyle” ilgili soruya ise Özügergin, füze alımı ve silah sistemlerinin modernizasyonunun tamamen Türk Silahlı Kuvvetler uhdesinde olduğunu belirterek, “Biz komşularla ilişkilerimize nasıl baktığımızı, neyi hedeflediğimizi ortaya koyarken komşularla sıfır sorun konseptinden söz ediyoruz ve iki konu arasında bir çelişki aramamak gerekir” dedi.


Şu habere bir bakın…

Kararsızlık açıkça göze çarpıyor. Hükümet ne yaptığının pek farkında olmayabilir. Ya da 1000 yıllık rahatsızlığımız olan “Her konuyu birbirinden bağımsız olarak ele alma” kangreni tüm yönetimi sarmış durumda. Bir yandan “evet” denmiş öte yandan “hayır”…

Artık bizim açıkça tahlil etmemiz gereken çok önemli noktalar var. Türkiye AB ve ABD’nin her yemeğine tuz olmak isterken bölgesel çıkarlarını mı feda ediyor? Yoksa komşuları ile ilişkilerini düzeltmek isterken ABD ve AB mi engel olmak istiyor? Bence bu ikiside değil.

1000 yıllık geleneksel hastalığımız söz konusu. Her konuyu birbirinden bağımsız olarak ayrı ayrı ele alıyoruz. Bunu bağlayan başkaları olunca da zor durumda kalıyoruz. Başı dertten kurtulmayan bizlere de öğüt veren çok oluyor. Bu sadece bize has bir sorun da değil. Bölgesel bir sorun durumunda.

Medyanın durumu da bunu apaçık gösteriyor. Her hafta ayrı bir konuda savrulan bir medya. Geçen hafta ne konuşuldu az çok hatırlayan olsa da daha öncesini pek hatırlayan yok. Sorunlar bağıntısız bir biçimde ele alınıyor. Dolayısıyla çözülemediğinden ortada kalıyor. Tekrar tekrar önümüze bir kısır döngü halinde geliyorlar.

Akademisyenlerimizden ordumuza, hükümetten vatandaşa kadar yayılmış bu hastalığın maalesef şu an için kesin bir çaresi yok. Kavramlar dar bir kalıba sokulup tartıştırılmakta. Belki kavramları yeniden ele almak belli bir çözüm getirebilir ancak garanti mi bilemeyiz.

Denemek lazım…

Reklamlar

Bir Yanıt to “Geleneksel Hastalığımız”

  1. tenkit Says:

    Yerinde bir tepitte bulunmuşsunuz. İşaret ettiğimiz bu hastalığımız belki de ortak bir ulusal bilince, hedefe, amaaca sahip olamamamızdandır.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s


%d blogcu bunu beğendi: